21
Şub

Senin Hikayen

Hanimiş Genel benim, hanimiş..

Burada düşünceleri öldürüyorlar, hayalleri ve hayatları. Gözlerini kapıyorsun, dua ediyorsun, sonra saçma buluyorsun olanları, parçası olmayı reddediyorsun, evrenin uzak köşelerine duygular öteliyorsun, unutmayı diliyorsun düzelmeyeceğini bildiğinden ve bir şekilde yarını yaşanabilir kılacak yalanlar düşüyor önüne, inanıyorsun. Yine de onlar asla bırakmıyorlar seni, tüm hayallerini üstüste dizip yakıyorlar ve yüzüne yüzüne gülüyorlar. Senin geleceğini başkalarına veriyorlar, senin sevdiğini alıyorlar, oyuncaklarını kırıyorlar, aklını bozuyorlar, düşüncelerini büküyorlar ve doğrularını, inandıklarını. Sana dair ne varsa onların oluyor, yoksulluğun ve sefilliğinle dolaşmaya başlıyorsun artık sokaklarda, arkadaşlarına daha çok gülmeye başlıyorsun, yalanlara daha çok başvuruyorsun, yapmak istemediğin şeyleri severek ve hatta kendi isteğinleymiş gibi yapmaya başlıyorsun, sahtelik saçılmaya başlıyor eteklerinden ve dahası inanıyor insanlar sana, hatta ne cürretse seni anladıklarını düşünüyorlar, seni sefilleştiren çarkı fazladan bir tur daha döndürürlerken aynı zamanda seni düzeltebileceklerini de düşünüyorlar. Gülüyorsun, komik geliyor işte, oyunu görüyorsun, oynadıklarının farkında olmadıklarını da, kızamıyorsun onlara, öfke bir işe yaramıyor, anlatamıyorsun da, çünkü onların duymak istedikleriyle senin söyleyeceklerinin uzaklığı, o ölçüp  biçtiğin kelimelerinin onlarda uyandıramayacağı duygular engel oluyor sana. Çıkmaz bir sokağa itiyorlar seni, iki seçenek sunuyorlar sana, başta her şeyi reddediyorsun ama düşüncelerini durdurmak da mümkün olmuyor, ya buraya bir ev kuracaksın ya da en baştan başlayacaksın..

Çıkmaz sokakların o yorucu dönüşlerinde söylenirken buluyorsun sonra kendini, bir dönüp bakıyorsun arkana, o kadar uzak ki başladığın yer, korkular büyüyor adımlarınla ama yine de ilerlemen gerekiyor. İlerledikçe o eski hayallerinin yalnızlığını görüyorsun ve eskimişliğini. Bitmeye yüz tutmuş insanlara olan inancınla ve parlak parlak yalanlarla ellerinde ve aynada tanıyamadığın yüzünle ve kendine olan o anlamsız güveninle gülüyorsun onların zamanında sende uyandırdıklarına. Her ayrıntıda bir şeyler bulma arayışına giriyorsun sonra, kurtuluşu arıyorsun onlarda, çünkü biliyorsun; şu hafifliğinden aldırmadığımız ayrıntılar, gölgesinde üşüdüğümüz yalan güneşini ayakta tutanlar..


  1. eskibirtakipçi
    21Şub

    uzak kalmışım yazdıklarına fakat hala eski büyülerindeler …

Arkamdan Konuşun